Diğer yazılar

Aynı dili konuşmak: Suriyeli gençlerin umut veren uyumu

faik2

Halfeti baraj gölünün kıyısında Şanlıurfa Belediyesi’ne ait tesislerde düzenlenen gençlik kampında bana düşen konu başlığı Temiz Enerji idi.

Ekim ayının başlarında Halfeti’deydim. UNDP Türkiye’nin proje ortakları ile beraber Suriyeli ve Türk gençler için düzenlediği bir gençlik kampı için.

Kampta gençler birkaç gün boyunca Küresel Hedefler konusunda eğitim aldı ve projeler geliştirdi.

Ama asıl önemlisi yüzleşmelerdi. Türk ve Suriyeli gençler yüzleşti. Birbirlerini tanıdılar. Aslında yan yana, hatta aynı okullarda ve sınıflarda okuyan gençlerin tanışmaları ve anında kaynaşmaları kampın en ilginç gözlemiydi benim açımdan.

Kampa katılan ve her biri Türkiye’de sadece birkaç yıldır bulunmalarına rağmen, Türkçe bölümlerde üniversite okuyan Suriyeli gençler harika Türkçe konuşuyorlardı. Müthiş hikayeleri vardı.

Gençlerin adaptasyon kapasitesi kesinlikle büyüklerden çok daha fazla.

Dört gençle biraz daha detaylı konuştum. Bu konuşmalarımızı buraya da aktarmak istedim.

Zeynep mesela. Çok güzel Türkçe öğrenmiş. “Evimize bomba düştü, ondan sonra Türkiye’ye taşındık” sözünü Türkçe duymak şok edici. Detaylarını fazla soramadım. Ama elbette çok büyük bir travma o yaşta bir çocuk için. Bunu hayal etmek zor değil.

 

Leys ise Kilis Üniversitesi’nde Türk Dili ve Edebiyatı okuyor. 16 yaşındayken İdlib’den göç etmişler Türkiye’ye. Akrabalarını kaybetmiş savaşta.

 

97 doğumlu Vahit Talip de, TÖMER’de öğrenmiş Türkçeyi. Kendisinden bir yaş büyük olan Leys’in amcasının oğlu. Kilis Öncüpınar’da mülteci kampında yaşıyorlar. Ailenin büyük travmaları, kayıpları var.

Bu konular açıldığında kuzeni Leys ile gözgöze gelip susmayı tercih ediyorlar. Ya da bana öyle geldi.

 

Muhammed, Harran Üniversitesi’nde İnşaat Mühendisliği bölümünde ikinci sınıfta okuyor. O da ailesiyle beraber Deyrizor’dan göçmüş Türkiye’ye 2 yıl önce.

 

İşte bu hikayeler ile Türkiye’ye gelip büyük bir hızla buraya adapte olan gençlerle Küresel Hedefler‘i konuştuk kamp boyunca. Ben 7 numaralı hedefi, yani Erişilebilir ve Temiz Enerji‘yi anlattım mesela.

faik1.JPG

 

Her öğrenci birer hedefi seçti, gruplara ayrılıp bizlerin sunumlarını dinledi ve Türk arkadaşlarıyla beraber birer proje ürettiler. 16 ayrı proje çıktı bir iki gün içinde gençlerden.

En son gün de bir televizyon yetenek yarışması esprisi içinde projelerini sundular. Jüri üyesi rolünü oynamak da bizlere düştü.

juri3

Şakacıktan bir jüri masası. Soldan sağa, ben, UNDP proje ekibinden Kerem Şenol, UNDP Türkiye Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Uzmanı Gökçe Kalaycıoğlu, projemizin yerel sorumlusu Halil Can Emre, İdema’dan Duygu Değirmenciler.

 

Küresel Hedefler’in ne kadar hayati olduklarını anlatmaya gerek yok. Ama belki bunun da ötesinde bir artısı vardı kampın. Suriyeli gençler ve Türk gençler birbirleri hakkında çok şey öğrendiler. Ne kadar benzer olduklarını keşfettiler.

Kendi adıma ben de birebir konuşmaktan çok etkilendim onlarla. Konuşmak, dinlemek, el sıkışmak, ciltler dolusu raporun aktaramayacağı bilgiyi veriyor insana.

Bu kadar önyargılarla dolu bir dünyada keşke daha fazla anlatma imkanı olabilseydi Halfeti’de oluşan dayanışma ruhunu.

Suriyeli göçmenlerle alakalı olarak Türkiye’de UNDP’nin GAP İdaresi ile birlikte yürüttüğü bu projenin fon sağlayıcısı Japonya. Japon halkı, paralarının çok doğru bir yere gittiğinden emin olabilir.

*Fotoğraflar için İlay Özdağ ve Kıvanç Özvardar’a teşekkürler.

Reklamlar
Standart

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s