Yeni Ufuklar

Misi ve Seferihisar ile Gelecek Turizmde

Podcast 112

Bu bölümde geleceğin turizmde olduğunu gösteren iki başarılı sürdürülebilir turizm projesi konumuz.

Faik Uyanık: Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı Türkiye Temsilciliği’nin hazırladığı Yeni Ufuklar Programı ile yeni sezonda 112. kez sizlerle beraberiz. Bu sezon boyunca da daha üretken daha yeşil daha eşit bir dünya için çalışan UNDP’den kalkınma öykülerini sizlerle paylaşacağız. Bu bölümde geleceğin turizmde olduğunu gösteren iki başarılı sürdürülebilir turizm projesi konumuz. Anadolu Efes, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) işbirliğiyle, yerel kalkınmaya destek vermek üzere hayata geçirilen Gelecek Turizmde Sürdürülebilir Turizm Destek Fonu’nun ilk dönem projeleri tamamlandı. Bu bölümde size Gelecek Turizmde Sürdürülebilir Turizm Destek Fonu’nun ilk döneminde desteklenen üç ayrı projeden ikisinin hikâyesini anlatacağız. Gelecek Turizmde ile desteklenen projelerden bir tanesi %100 Misia projesi idi. %100 Misia projesi, Bursa’nın 2 bin yıllık Misi köyünde saklı olan yüzlerce yıllık kültürel mirası gün yüzüne çıkarmayı ve yörenin tarihsel geçim kaynağı olan ipekböcekçiliği zanaatını yeniden canlandırıp kadınların istihdamını artırmayı amaçladı. Projeye gönüllü danışmanlık hizmeti veren Arzu Kutucu Özenen bize %100 Misia projesini şöyle anlatıyor:

Arzu Kutucu Özenen: Proje aslında iki odaklı olsa da genel amacı bir turizm kümesi oluşturmak Misi’nin içerisinde ve daha doğrusu bu turizm kümesinin çekirdeği olacak olan iki tane evin teftiş edilmesi ve ticaret hayatına atılması. Bu evlerden ikisi de tescilli eski Misi evleri. 150 senelik tarihi olan en azından, bilinen. Evlerin birisinde, koza evinde bir restoran kurgulandı. Bu restoranda genelde yaygın olarak şu anda uygulanan gözleme, çiğ börek gibi aslında geleneksel Türk yemeğinin “fast food”u olan yemekler değil de daha çok eski geleneksel Bursa yemekleri yapılacak. Koza Evi’nin içerisinde yine dekorasyon olarak da eski Bursa tarzına yakın bir dekorasyon; ama her odada başka başka konsept uygulayarak daha insanların kendini evde hissetmelerini istedik. Bahçemizde bir kara fırın var. Bu kara fırında yapılacak olan yemekler ve ekmekler de var; erişte atölyeleri, salça, turşu, zamanına göre bütün bunlar atölye olarak değerlendirilecek. İkinci ev, yine bu turizm kümesinin çekirdeğini oluşturan evlerden ikincisi de İpek Evi. İpek Evi’nde de ipeğin, ipek böceğinden başlayarak çekilmesine, ipek oluşturulmasına, ipeğin dokunmasına ve daha sonrasında son ürüne dönüştürülmesine kadar her türlü aşamaların uygulanacağı ve bir mağaza içerisinde de bu ürünlerin satılacağı bir kurgu. Fakat zaten burada bizim projenin içerisine ipek böcekçiliğini kurgulamaktaki amacımız, geleneksel Misi geçim kaynağı olan ipek böcekçiliğini canlandırmak.

Faik Uyanık: %100 Misia projesinin sahibi bir kadın derneği: Nilüfer Misi Köyü Kadınları Kültür ve Yardımlaşma Derneği. Derneğin başkanı ise Nagihan Dülger. Dülger, Gelecek Turizmde’ye başvururken hem önceden gelir getiren ipek böcekçiliğini canlandırmayı hem de turizmle beraber özellikle kadınlar için gelir getirici aktiviteleri çeşitlendirmeyi amaçladıklarını anlatıyor.

Nagihan Dülger: Zaten derneğimizde çalışan bayanlarımızın hepsi ev hanımı. Yani kocasının eline bakan kişiler. Zaten derneğimizin kurulma amacı o. Eşimle düşündük, herkesin arazisi satıldı köyde, yani yeri olmayan insan çok var. Tarlası, çalışırken ekecek dikecek yeri de yok. Sattı insanlar parasız kalınca, çoğu herkes yerini sattı. Yeri olan insan çok az. Kadınlar hep kocasının eline bakıyor. Hepsi ilkokul mezunu. İşe gitse iş imkânı yok, çalışma imkânı yok. Yani bir deneyim gerekiyor. Dedik ev kadınlarını biz de gelir getirir bir duruma getirelim. Komşularımla konuştum ben de, olumlu baktılar hepsi, çok sevindiler. Dediler “Ne güzel işte, çalışırız biz de”.

Faik Uyanık: %100 Misia, yörenin tarihsel geçim kaynağı olan ipekböcekçiliğinin yeniden canlandırıldığı ve kadın emeğinin değerlendirildiği örnek bir turizm modeli oluşturmayı amaçlıyor. Bu amaçla, Misi köyü kadınları İngilizce dersinden girişimcilik dersine kadar pek çok farklı konuda eğitim de aldı. Nagihan Dülger, aldıkları eğitimleri şöyle anlatıyor:

Nagihan Dülger:  Geçen yıl başladık. Bununla ilgili eğitimler aldık, kurslar aldık. İngilizce kursu aldık, iğne oyası kursu, koza çiçekleri onları kursta öğrendik, daha önce bilmiyorduk. Bizim nenelerimiz biliyormuş aslında yaşlılarımız onlardan çiçek yapmayı ama tabi, para getiren bir şey olmadığı için kendilerine kadar yapmışlar. Girişimcilik kursu verdik, kendimiz de gittik kursa burada 30 kişiye. Yararlananlar oldu KOSGEB’ten.

Faik Uyanık: Misi köyü önemli bir turizm destinasyonu. Fakat %100 Misia projesi ile Misi köyü kadınları sürdürülebilir turizm perspektifini köylerine getirmek istiyor. Arzu Hanım Misi köyünün turizm kapasitesini ve kendi turizm anlayışlarını şöyle anlatıyor:

Arzu Kutucu Özenen: Misi’ye zannediyorum, yıllık olarak değil de belki hafta sonu olarak söyleyebilirim şu anda net bir rakam, her hafta sonu 2500 kişi geliyor; fakat bunlar genellikle Bursa’dan. Bursa’dan olmayanlar da genellikle Bursalı yakınları vasıtasıyla geliyor. Bizim isteğimiz aslında çok fazla sayıyı çoğaltmak değil; ama turisti daha bilinçli, daha kültür turizmine yatkın bir turist haline getirmek.

Faik Uyanık: Derneğin kurucu üyelerinden Asiye Kürklü, Gelecek Turizmde’nin derneğin çalışmaları için yarattığı farkı şöyle anlatıyor:

Asiye Kürklü: Derneğe başladık kimse bize güvenmedi, kendi köyümüzün insanı bile bize dedi ki “Yapamazlar”. Birkaç ay bize mühlet verdiler, “İşletemez sırf kadınlar burayı” diye. Dördüncü senemiz. O bize bir destek oldu, bir güven oldu. Bu projede de daha güzel işler yapabiliriz diye bir heves oldu, bir heyecan oldu.

Faik Uyanık: UNDP Türkiye’nin hazırladığı Yeni Ufuklar programı devam ediyor. Bu bölümümüzle ilgili soru ve görüşlerinizi Twitter üzerinden #yeniufuklar etiketleriyle bizlere iletebilirsiniz. Devam edelim. Derneğin kurucu üyelierinden Asiye Kürklü, bu projeyle kendi hayatında yaşanan değişimi ise şöyle özetliyor:

Asiye Kürklü: Üretmenin tadını aldım, kazanmanın, kendi parama sahip olmanın, daha önce böyle bir şey yoktu. Benim için güzel bir şey.

Faik Uyanık: Gelecek Turizmde – Sürdürülebilir Turizm Destek Fonu ile desteklenen projelerden bir diğeri ise Seferihisar’ın Geleneksel Mutfağı projesi idi. Dünyaca ünlü “Sakin Şehirler” (Cittaslow)  arasında yer alan İzmir’in Seferihisar ilçesinde uygulanan proje ile Seferihisarlı kadınlar bölgeye özgü tatları markalaştıracak. 4 Kasım’da düzenlenen toplantıyla basına tanıtılan ‘Seferihisar’ın Geleneksel Mutfağı’ projesi de bir kadın kooperatifince yürütülüyor. Projenin sahibi Hıdırlık Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Neptün Soyer, projeyi şöyle anlatıyor:

Neptün Soyer: 75 kadınız biz bu kooperatifte. Kadının emeğini öne çıkaracak ve değerlendirecek çalışmalar içindeyiz. İnternet üzerinden satış yapıyoruz, seferipazar.com ile kadınlar evde ürettikleri ürünleri, internet sitemiz aracılığı ile Türkiye’nin her yerine anlaştığımız kargoyla gönderiyoruz. Daha sonra da gazetede gördüğümüz bu ‘Gelecek Turizmde’ projesine bu yaptıklarımızı geleneksel mutfağımızda değerlendirmek istedik ve başvurduk. Türkiye’deki 252 proje içinden ilk üçe girdik ve bu bir yıllık süre içinde de Anadolu Efes, Turizm Bakanlığı ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı ile beraber projemizi yürüttük. Çok eski, çok viran durumda bir bina vardı. O binanın iyileştirilmesini sağladık. Daha geniş kapsamlı, yemeklerin yapılabileceği, kadınların çalışabileceği bir mutfak oluşturduk. Kadınlarımız bu süreç içerisinde Ekonomi Üniversitesi’nin de bize paydaş olmasıyla kurs gördüler. Eğitim aldılar. Ondan sonra da 365 günün sonunda projemizi tamamladık. Haftanın bir günü kurslar veriyoruz. Seferihisar’a gelen misafirlerin aynı zamanda bu geleneksel mutfağımızla da buluşmasını istiyoruz.

Faik Uyanık: Seferihisar kadınlarının ürettiği özel ürünlerin Seferihisar pazarlarının yanında internet üzerinden de tüketiciye ulaştırılması amaçlanıyor. Seferipazar.com adlı internet sitesi üzerinden bu ürünler tüm Türkiye’ye ulaşıyor. İnternet sitesinin koordinatörlüğünü yapan Yasemin Karabulut, Gelecek Turizmde ile desteklenen projeleri sayesinde internet sitesindeki satışların da artığını söylüyor.

Yasemin Karabulut: Aslında 3 yıldan beri devam ediyor seferipazar.com. Bu proje ile tabii ki hepsi birbirine bağlı olarak devam edecek. Satışlarımız da arttı aslında bununla birlikte. Facebook sayfasından, Twitter’dan, Instagram’dan duyuru yaptıkça satışlarımız da artmaya başladı. Türkiye’nin her yerine gönderim yapıyoruz.

Faik Uyanık: Projede yer alan Seferihisarlı kadınlardan Fatma Berrin Karabulut, bu projeye neden dâhil olduğunu şöyle anlatıyor:

Fatma Berrin Karabulut: İki oğlum var benim.Oğlumun bir sözü ile başladım bu işe ben. Mevsimi geldiğinde mis gibi tarhana kokuyordu bizim evimiz. “Anne sana bir şey olursa bizim evimizde kimse tarhana yapmayacak, artık o tarhana kokusu olmayacak” deyince dedim ki; evet bunu başkalarına da öğretmek lazım. İşte yeni yetişen çocukların bazı şeyleri bilmeleri gerektiğini ve bunların unutulmaması gerektiğini ve bu proje de bizim önümüze çıkınca bizim için çok büyük bir artı oldu bu proje. Kendimizi geliştirdik. Mesela aldığımız eğitimle yaptığımız bazı yanlışları öğrendik. Eğitim de bizim için çok büyük bir artıydı. Ama daha çok amacımız bizim yani gelecek nesillere taşımak, buradaki unutulmuş olan tatları.

Faik Uyanık: Gelecek Turizmde ile desteklenen ilk dönem projelerinin artık sonuna gelindi. Fatma Hanım Seferihisar’ın Geleneksel Mutfağı projesinden sonra ne yapmayı planladıklarını şöyle anlatıyor:

Fatma Berrin Karabulut: Proje bitiyor. Daha değişik projelere el atmayı düşünüyoruz. Mesela turizm gibi. Dışarıdan gelen insanlar burada yaşayacaklar, bizimle beraber ot toplayıp onu gelip burada pişirecekler. Otları öğretmeye çalışacağız. Yani bu yöresel yemeklerin haricinde bizim, Ege’nin bir de ot kültürü vardır.

Faik Uyanık: Gelecek Turizmde projesinde yer alan Seferihisarlı kadınlardan Fatma Berrin Karabulut’un bu sözleriyle Yeni Ufuklar’ın bu haftalık da sonuna gelmiş oluyoruz. Bu bölümde geleceğin turizmde olduğunu gösteren iki başarılı sürdürülebilir turizm projesinden söz ettik. Bu bölümümüzle ilgili soru ve görüşlerinizi Twitter üzerinden #yeniufuklar etiketleriyle bizlere aktarabilirsiniz. Programı Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyosu – Radyo İlef’de hazırladık. Programımıza İstanbul’da FM bandında ve internette Açık Radyo’dan, yayın ağımızdaki üniversite radyolarından, podcast formatında iTunes, Soundcloud, Tuneİn, Pure Connect ve Audioboo üzerinden, ayrıca tr.undp.org adresinden ulaşabilirsiniz. Sosyal medya üzerinde kullanıcı adımız undpturkiye. Tekrar görüşmek dileğiyle, hoşçakalın.

Konuklar:

Arzu Kutucu Özenen, Proje Danışmanı, %100 Misia Projesi

Nagihan Dülger, Nilüfer Misi Kadınları Kültür ve Yardımlaşma Derneği Başkanı, %100 Misia Projesi

Asiye Kürklü, Nilüfer Misi Kadınları Kültür ve Yardımlaşma Derneği Kurucu Üyesi, %100 Misia Projesi

Neptün Soyer, S.S. Hıdırlık Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı, Seferihisar’ın Geleneksel Mutfağı projesi

Yasemin Karabulut, seferipazar.com internet sitesi koordinatörü, Seferihisar’ın Geleneksel Mutfağı projesi

Fatma Berrin Karabulut, Seferihisar’ın Geleneksel Mutfağı projesi

Reklamlar
Standart

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s